13 Temmuz 2026 Pazartesi

AB'den Çocukları Koruyacak Tarihi Adım: Sosyal Medyada Yaş Sınırı Geliyor

Teknoloji13 Temmuz 2026 11:34Haber Cafe2 görüntülenme
Çocuklar sosyal medya platformlarında 6 saat geçiriyor

Avrupa Komisyonu, çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlayacak yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Uzman raporlarına göre gençler TikTok ve Instagram gibi platformlarda günde 4 ila 6 saat geçirirken, yüzde 60'ı ruh sağlığı sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. 27 üye ülkenin ortak kararıyla şekillenecek düzenleme, 18 yaş altı 81 milyon bireyi doğrudan ilgilendiriyor.

Avrupa Birliği, çocuk ve gençlerin dijital platformlarla ilişkisini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, başkent Brüksel'de düzenlediği basın açıklamasında, yeni bir düzenleme sürecinin sinyallerini verdi. Komisyon, meselenin küçük yaştaki bireylerin sosyal medyaya ulaşımından ziyade, bu platformların çocuklara hangi şartlarda ve ne zaman erişebileceği meselesi olduğunu özellikle vurguladı.

Uzman Raporu Ortaya Çıkardı: Günde 6 Saat Ekran Başında

Süreci şekillendiren en önemli belge, çocuk psikoloğu Dr. Jörg M. Fegert ile epidemiyolog Dr. Maria Melchior tarafından kaleme alınan kapsamlı araştırma oldu. Rapora göre kıtadaki çocuk ve gençler, TikTok ve Instagram başta olmak üzere çeşitli platformlarda her gün ortalama 4 ila 6 saatlerini harcıyor. Bu yoğun kullanım, çocukların yaklaşık yüzde 60'ında sosyal uyum sorunları, duygusal gelişim gerilikleri ve ciddi ruh sağlığı tehlikelerine kapı aralıyor.

Araştırmacılar, söz konusu tablonun uyku düzensizliklerinden dikkat dağınıklığına, depresyondan anksiyete bozukluklarına kadar geniş bir yelpazede olumsuz sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor. Dijital dünyaya maruz kalma süresinin uzamasıyla birlikte bu rahatsızlıkların katlanarak arttığı belirtiliyor.

Yaş Gruplarına Göre Yeni Kurallar Masada

Hazırlanan raporda yer alan somut öneriler dikkat çekiyor. Buna göre 13 yaşından küçük çocukların sosyal medya platformlarına ancak anne, baba ya da öğretmen eşliğinde girebilmesi gerekiyor. 13 ile 18 yaş arasındaki gençler içinse sonsuz kaydırma gibi bağımlılık tetikleyen mekanizmaları kısıtlayan güvenlik filtreleri bulunan servislerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor. Uzmanlar, üç yaşını doldurmamış çocukların ekranla temasının tamamen önlenmesi gerektiği konusunda hemfikir.

Avustralya'dan Florida'ya, Dünya Genelinde Eğilim Aynı

Çocukları sosyal medyanın zararlı etkilerinden koruma yönündeki adımlar dünya genelinde hız kazanıyor. Bu alanda ilk somut uygulamayı Avustralya hayata geçirmişti. Kıtada ise Fransa, Almanya ve İspanya benzer yasal düzenlemeler üzerinde değerlendirmelerde bulunuyor. Öte yandan ABD'nin Florida eyaleti, 2024 yılında yürürlüğe soktuğu kararnameyle 14 yaşından küçük çocukların ebeveyn onayı olmadan sosyal medya hesap açmasını yasakladı.

Ancak Avustralya modeli eleştirmenler tarafından sıkça sorgulanıyor. Çocukların sahte hesaplar açarak ya da yaşlarını yanlış beyan ederek yasakları kolayca delebildiği, düzenlemenin pratikte yetersiz kaldığı ileri sürülüyor. Avustralya hükümeti bu açığı kapatmak için yaş doğrulama kurallarını ihlal eden platformlara uygulanacak en üst para cezasını 99 milyon Avustralya dolarına çıkarmayı planlıyor.

AB Süreci Neden Uzayacak?

Avrupa Birliği'nin benzer bir çerçeveyi benimsemesi durumunda, bu tarihte çocukların dijital ortamda karşılaştığı riskleri en geniş ölçekte ele alan ilk düzenleme olacak. 450 milyonluk nüfusta 18 yaşın altındaki bireylerin sayısı 81 milyonu aşıyor. Ancak böyle bir kararın nihai hale gelebilmesi için üye 27 ülkenin tamamının mutabakat sağlaması şart koşuluyor. Bu uzlaşı süreci, yasal altyapının olgunlaşması için bekleme süresini kaçınılmaz kılıyor.

Von der Leyen, konuya ilişkin değerlendirmesinde bilimsel kanıtların her geçen gün güçlendiğini, yaş sınırlamasını destekleyen verilerin arttığını söyledi. Komisyonun yaz dönemi öncesinde uzman raporlarını detaylı şekilde inceleyip resmi bir teklif paketiyle kamuoyunun karşısına çıkması öngörülüyor. AB'nin atacağı bu adım, dijital çağda çocuk haklarının korunmasına yönelik küresel bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.

İlgili Haberler